Erkekler halı saha yapmayı çok sever. Futbol görünüşte kolay bir oyun gibi görünür fakat içinde bir o kadar karışık bir oyundur. 22 oyuncu ve yedek oyuncularla oynanan bu oyun birçok çocuğun hayalini süslemiştir bu su götürmez bir gerçektir. Futbol farklı ülkelerde farklı isimlerle anılır özellikle Amerika’da. Amerika’da yaşayan insanlar için futbol bize göre çok farklıdır bence bizim bildiğimiz futboldan da oldukça sıkıcıdır.
Futbol Takımlarının Önemi
Futbolda futbol takımları çok önemlidir. Dünyaca ünlü futbol takımlarının milyonlarca taraftarı vardır. Real Madrid, Barcelona, Manchester City, Fenerbahçe, Galatasaray bu takımlara örnek gösterilebilir. Bu popüler takımlar ünlü futbolculara bazen akıl almaz meblağlar ödeyebiliyor. Futbol aşkı başka olunca bu meblağlara da fazla tepki gösterilmiyor. Örnek verecek olursak 2018 yılında futbol tarihinin en yüksek bonservisli transferi gerçekleşti. Bu isim kim diye merak ediyorsanız tabii ki de 222 milyon euroluk transfer bedeliyle bu isim Neymar. Barcelona gibi bir futbol devinden PSG futbol takımına transfer olan Neymar, o zamanlar çok konuşulmuştu. Futbolda daha bu şekilde birçok örnek sayabiliriz. Bunlara biri de Real Madrid futbol takımından Juventus futbol takımına transfer olan Cristiano Ronaldo’dur. O döneme kadar futbol tarihinde 30 yaş üstü bir futbolcuya 105 milyon euro ödenmemişti. Futbol takımları bu transferleri yaparken kullandıkları parayı birçok şekilde kazanırlar bunlardan bazılarına sponsorluk gelirleri, forma satışları, oyuncu satışlarını gösterebiliriz. Ünlü futbol takımlarının stadyumları da çok büyüktür. Bayern Münih futbol takımı Real Madrid futbol takımı gibi takımların stadyumlarını bunlara örnek gösterebiliriz. Türkiye içinde futbol takımlarının stadyumlarını soracak olursanız da bunlara Fenerbahçe’ye ait Şükrü Saraçoğlu, Galatasaray’a ait Ali Sami Yen spor kompleksi gibi stadyumları örnek verebiliriz. Bu futbol takımlarının stadyumları da çok büyüktür. Çünkü futbol için futbolcular olduğu kadar taraftarlar da önemlidir.

Dünyaca Ünlü Futbolcular
Futbolcu olmak birçok insanın küçüklükte hayallerini süslemiştir fakat bunların maalesef pek azı gerçekleşebilmiştir. Futboldaki çeşitli sorunlar bu umutların kırılmasına sebep olmuştur. Mesela özellikle Türk futbolundaki torpil sorunu bunların başındadır daha sonra sayacak olursak ekonomik sıkıntılar bunlara örnek olarak diyebiliriz. Futbolcular çok yksek meblağlar kazanmaktadır bazen bu meblağları duyan insanların futbola bakışı değişmektedir. Bu paraları kazanıp üstelik bir de futbol tarihine adını yazdırmış pek çok futbol oyuncusu vardır. Bunlardan örnek verecek olursak Ronaldo, Messi, Serdar Dursun gibi dünya futbol yıldızlarını diyebiliriz. Futbolculardan beklenen özellikler futbol oyuncusunun oynadığı mevkiye göre değişir, bazen bir futbolcu için çok gol atması beklenirken bazen de iyi top tutması istenir. Herkesin futbol için mevkisi farklı olabilir, bazıları defans bölgesinde oynar bazıları orta saha oynar bazıları da meşhur yıldız futbolcu Serdar Dursun’un oynadığı mevki olan santrafor mevkisinde oynamak ister. Dünya’da eğer çok başarılı bir futbolcuysan sana bazı bireysel ödüller verilir bunlardan bazılarını söyleyecek olursak Altın top, Altın ayakkabı gibi örnekler verebiliriz. Dünya futbol tarihinde en çok Altın top kazanan futbolcusu 8 Altın top ile Messi’dir. Daha sonra futbolun en iyisi Ronaldo gelir ve onun Altın top sayısı 5 tir. Ronaldo taraftarları Messi’nin aldığı bazı Altın toplara kayırma olarak bakarlar ve Messi’nin bazı büyük futbol organizasyonları tarafından kollandığını iddia ederler.
Futboldaki En Başarılı Ülkeler
Bazı ülkeler vardır ki futbolda çok başarılıdırlar bunlardan bazıları; İspanya, Brezilya, Arjantin gibi ülkelerdir. Futbol bu ülkelere hem ekonomik hem siyasi yönden birçok katkı sağlamıştır. Türkiye burada yok mu diye soracak olursanız Türkiye ortalama bir futbol ülkesidir. Bazı yönlerden futbol sevdalılarını sevindirirken bazı yerlerde de çok üzmüştür. Futbolda başarılı ülkeleri en basitinden aldıkları dünya kupası sayısıyla anlayabiliriz. Bu açıdan futbolda en başarılı ülke olarak en çok dünya kupası kazanan Brezilya’yı örnek gösterebiliriz. Bu açıdan futbolda Brezilya 5 tane dünya kupası kazanmıştır daha sonra Almanya 4 tane kazanmıştır ve yine 4 tane de İtalya’da vardır. Öyle ülkeler vardır ki çok fakirdir ama futbolda çok başarılıdırlar öyle ülkeler vardır ki çok mutsuzdurlar ama futbolla mutlu olurlar. Bunlardan birini soracak olursanız Arjantin derim. Arjantin fakir bir ülke olmasına rağmen çıkardığı ünlü futbolcularla ve kazandığı kupalarla adından söz ettirmektedir. Brezilya da bunlardan biridir, Brezilya fakir bir ülke olmasına rağmen haberlerde siz de duymuşsunuzdur ki futbolda en üst sıralara adını yazdırmıştır. Türkiye’nin ise futbolda hiç dünya kupası yoktur fakat 2002 yılında Dünya Kupası’nda Dünya 3.cüsü olmuştur. Euro 2008’de ise güzel maçlar çıkarmış yarı finale kadar yükselmiş fakat yarı finalde Almanya’ya 3-2 mağlup olmuştur. Bu futbol olduğu için çoğu kişi üzülse bile futbolda sonuçlar değişmez.
Kronik Sakatlık Sorunları
Futbol her ne kadar güzel bir spor olsa da onun da karanlık tarafları vardır. Futbolcular her ne kadar çok yüksek meblağlar kzansa da bazen çok kötü sakatlıklar yaşayabiliyorlar hatta bazen hayatlarını kaybeden futbolcular bile oluyor. Hiçbir futbol takımı futbolcusunun sakatlanmasını istemez fakat bunlar futbolda maalesef vardır. Küçükken daha futbolla yeni tanıştığımda futboldaki en kötü sakatlıkları izlemiştim. Kimi futbolcuların bacağı kırılmış, kiminin boynu kırılmış hatta dili boğazına kaçıp ölen bile görmüştüm. Hatta ünlü futbolcu Fernando Torres de böyle bir durum yaşamıştı fakat o bu durumdan kurtulmuştu. Bir ara Marcelo da bir futbolcuya çalım atarak karşısındaki futbolcu rakibinin bacağını çok kötü şekilde kırmıştı. Futbolda eğer oyuncu böyle bir sıkıntı yaşarsa futbolcu günler, aylar hatta yıllar boyunca bunun bedelini ödeyebilir. Belki dersiniz bize Türkiye’den anlat kardeş futbolu, gavurları anlatma o zaman Türkiye’den futbolda sürekli sakatlık sorunuyla boğuşmuş ve kendi takımını da zor duruma düşürmüş bir futbolcu söylersem kesinlikle Radamel Falcao derim. Çünkü bu futbolcu ilk transfer olurken çok büyük umutlarla transfer edilmiş hatta karşı rakip Fenerbahçe’ye hava atılmış ama futbolda her zamanki gibi bir hüsran yaşanmıştır. Radamel Falcao sürekli sakatlanmış ve futbolda ismi kronik futbolcuya çıkmıştır. İşte futbol böyle bir şey, istediğin kadar başarılı ol tek bir hatan bile seni futbolda yok edebilir.

Yapı Taşı Olan Teknik Direktörler
Futbolda bu kadar şey anlattıktan sonra futbolun yapı taşları olan futbolda bazen ilaç bazen zehir olabilen teknik direktörlerden de bahsetmek olmaz. Futbolun yarısı futbolcu desek diğer yarısı kesinlikle futbol takımının başındaki teknik direktörler deriz. Futbolda teknik direktör hiç kolay bir şey değildir eğer futbol takımını kötü yönetirsen küfür yersin, ailene hakaret edilebilir hatta ve hatta canına bile kastedilebilir. Futboldaki en iyi teknik direktörler kim diye soracak olursanız bazı isimler sayarım tabi bu isimler her futbol taraftarına göre değişebilir. Mesela Ancelotti bunlardan biridir, Jose Mourinho bunlardan biridir, Pep Guardiola bunlardan biridir. Konumuz futbol olduğu için daha bir sürü teknik direktör sayabilirim. Futbolda kural basittir genelde. Ne kadar çok kupa kazanırsan genellikle o kadar iyi bir futbol teknik direktörü olursun, ne kadar az kupa kazanırsan da futbolda kimse bahane dinlemeyeceği için kötü bir teknik direktör olarak anılıp futboldaki ayağına teneke bağlanıp gönderilen teknik direktörler listesine girebilirsin. Mesela Fenerbahçe’de bu tür örnekler çok olmuştur. 2018 yılında Philip Cocu isimli bir futbol teknik direktörü getirilmişti, bu adam futbolda Fenerbahçe’ye gelene kadar başarılı bir teknik direktördü fakat futbol bu ya takımı yönetirken takım dibe inmişti ve kötü hakaretlerle gönderilmişti. İşte yine dediğim gibi futbol değişkendir teknik direktör futbolcu fark etmez.